Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebepleri ve şevk kaynaklarımız nelerdir?

Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebepleri ve şevk kaynaklarımız nelerdir?

23 Aralık 2023 tarihinde Ahlen’de Risale-i Nur programı düzenlendi. Düzenlenen programa Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Uzun misafir olarak davet edildi. Prof. Dr. Hüseyin Uzun Risale-i Nur Külliyatı’ndan; Münazarat isimli eserden “Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebepleri ve şevk kaynaklarımız nelerdir?” konulu bir ders icra etti.

Euronur.tv ekranlarından izleyebilirsiniz.

  • Münazarat

Münâzarat

Sual: Zindan-ı atâlete düştüğümüzün sebebi nedir?

Cevap: Hayat bir faaliyet ve harekettir. Şevk ise matiyyesidir. İşte, himmetiniz şevke binip mübareze-i hayat meydanına çıktığı vakit, en evvel düşman-ı şedîd olan yeis rastgelir. Kuvve-i mâneviyesini kırar. Siz o düşmana karşı 1
لاَ تَقْنَطُوا
kılıncını istimal ediniz.

Sonra müzahemetsiz olan hakkın hizmetinin yerini zapteden meylüttefevvuk istibdadı hücuma başlar. Himmetin başına vurur, atından düşürttürür. Siz
كُونُوا ِللهِ
2 hakikatini o düşmana gönderiniz.

Sonra da ilel-i müteselsiledeki terettübü atlamakla müşevveş eden aculiyet çıkar, himmetin ayağını kaydırır. Siz, 3
اِصْبِرُوا وَصَابِرُوا وَرَابِطُوا
’yu siper ediniz.

Sonra da, medeni-i bittab olduğundan ebnâ-yı cinsinin hukukunu muhafazaya ve hakkını onlar içinde aramaya mükellef olan insanın âmâlini dağıtan fikr-i infiradî ve tasavvur-u şahsî karşı çıkar. Siz de, 4
خَيْرُ النَّاسِ اَنْفَعُهُمْ لِلنَّاسِ
olan mücahid-i âlî-himmeti mübarezesine çıkarınız.

Sonra, başkasının tekâsülünden görenek fırsat bulup, hücum edip belini kırar. Siz de, 5
عَلَى اللهِ (لاَ غَيْرِهِ) فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ
olan hısn-ı hasîni himmete melce ediniz.

Dipnotlar – Arapça İbareler – Haşiyeler:
1 : “Ümidinizi kesmeyin.” Zümer Sûresi, 39:53.
2 : Allah için olunuz.
3 : “İbadette, musibette ve günahtan kaçınmakta sabırlı olun; sabır yarışında düşmanlarınızı geride bırakın; her an cihada hazırlıklı bulunun ve murabıt olun.” Âl-i İmrân Sûresi, 3:200.
4 : “İnsanların en hayırlısı onlara faydalı olandır.” el-Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, 2:463; el- Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, 3:481, no: 4044.
5 : “Tevekkül etmek isteyenler, sadece Allah’a tevekkül etsinler (başkalarına değil).” İbrahim Sûresi, 14:12.

Sonra da acz ve nefsin itimatsızlığından neş’et eden ve işi birbirine bırakmak olan düşman-ı gaddar geliyor. Himmetin elini tutup oturtturur. Siz de, 1
لاَ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ اِذَا اهْتَدَيْتُمْ
olan hakikat-i şâhikayı üzerine çıkarınız. Tâ, o düşmanın eli o himmetin dâmenine yetişmesin.

Sonra, Allah’ın vazifesine müdahale etmek olan dinsiz düşman gelir; himmetin yüzünü tokatlar, gözünü kör eder. Siz de, 2

اِسْتَقِمْ كَمَا اُمِرْتَ

3
وَلاَ تَتَاَمَّرْ عَلٰى سَيِّدِكَ
olan kâr-aşina ve vazifeşinas olan hakikati gönderiniz. Ta onun haddini bildirsin.

Sonra, umum meşakkatin anası ve umum rezaletin yuvası olan meylürrahat geliyor. Himmeti kaydeder, zindan-ı sefalete atar. Siz de,
لَيْسَ لِـْلاِنْسَانِ اِلاَّ مَاسَعٰى
4 olan mücâhid-i âlicenabı o cellâd-ı sehhara gönderiniz. Evet, “Size meşakkatte büyük rahat var. Zira, fıtratı müteheyyiç olan insanın rahatı yalnız sa’y ve cidaldedir.”

5
اِنَّ لَكُمْ فِى الْمَشَقَّةِ لَرَاحَةً اِنَّ اْلاِنْسَانَ الْمُتَهَيِّجَةَ فِطْرَتُهُ رَاحَتُهُ فِى السَّعْىِوَالْجِدَالِ
HAŞİYE

Dipnotlar – Arapça İbareler – Haşiyeler:
1 : “Siz doğru yolda oldukça, sapıtmış olanlar size zarar veremez.” Mâide Sûresi, 5:105.
2 : “Emrolunduğun gibi dos doğru ol.” Şûrâ Sûresi, 42:15.
3 : Efendine efendi olmaya çalışma.
4 : “İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” Necm Sûresi, 53:39
5 : Üsteki cümle bu Arapça ibarenin tercümesidir
HAŞİYE : Şimdi anlıyorum ki, ne dediğimi anlamıyorsunuz. Zira ben siz oluyorum, anlamıyorum. Şunun büyük kardeşi olan ulemâ reçetesi (Muhâkemât) daha müphem konuşuyor. Demek beraber gezmekliğim lâzım. İşte ben de hayâlimi terfik ettim.

  • İslam Yaşar – Risale-i Nur’da Üstad’ın manevi şahsiyeti
  • Hüseyin Uzun – Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebepleri ve şevk kaynaklarımız nelerdir?
  • Şükrü Bulut – Dünyada yaşanılan tüm olaylarda Bediüzzaman’ın yaklaşımı geçerlidir
  • İlk yorumu siz yazın

    Yorum yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.